11 Nisan 2010

Paranormal Activity (2009)



Her ne kadar amatör kamera estetiğini kullanan ilk film olmasa da Paranormal Activity çığır açan filmlerden birisi kanımca. Belki de amatör kamera estetiği kullanımının gelişe gelişe geldiği son noktayı yansıtıyor. Söz konusu olay ilk olarak The Blair Witch Project ile başlamıştı, ardından aynı yöntemi kullanan İspanyol yapımı ve daha sonra Hollywood uyarlamasıyla Rec ve ünlü tv dizisi Lost’un yaratıcısı J.J. Abrams’ın yapımcılığını yaptığı Cloverfield gibi başka filmler geldi. Ancak ne Rec ne de Cloverfield, Paranormal Activity kadar etkili değildi.






Paranormal Activity’de amatör kamera estetiği son derece başarılı kullanılmış. Özellikle planlar hem aşırı sarsıntıdan ötürü yorucu değil (Bknz. Cloverfield.) – Sarsıntılı görüntüler dozunda ve baş döndürüp mide bulandırmayacak seviyede kullanılmış. – hem de filmi takip etmesi kolay. Yönetmen Oren Peli kaçırmamamız gereken her ayrıntıyı büyük bir ustalıkla vermiş ve kurgulanmamış bir görüntü olduğuna neredeyse inandırmayı başarmış. (Eğer filmin başında yapımcı şirketin adını, sonunda yönetmenin adını görmeseydim kesinlikle bunun bir sinema filmi olmadığını söylerdim.) Filmin aşırı düşük bütçesine (11.000 dolar) rağmen başarıyı elde edebilmesinin sebebi, bu saydığım bilinçli yaklaşımlardan kaynaklanıyor. (Film daha sonra 107 milyon dolar hasılat elde ederek tüm zamanların en çok kar yapan filmi ünvanını aldı.)



Gelelim filmin nasıl bu kadar korkutucu olabildiğine. İlk olarak, korkutucu olmasının en güçlü sebeplerinden biri, Dünya üzerinde neredeyse her inanışın bazı paranormal varlıklardan bahsetmesidir. Dolayısıyla herkesin kafasında bir “acaba?” oluşturmayı başarıyor film. İkinci olarak oyuncuların olağanüstü performanslarıyla doğallığın ötesine geçmesi diyebiliriz sanırım. Üçüncü sebebi ise filmin aynı zamanda sloganı olan “Sen uyurken neler oluyor?” teması. Çünkü en zayıf anlarımızdan birisi uyku. Ve etrafımızda gerçekleşen olaylardan haberimizin olmadığı tek durum uykudur. Bu vesileyle film belki de insanların bilinç altında kendilerine bu soruyu sormalarına sebep oluyor. Korkmamıza neden olan bir diğer sebep ise filmin durağan atmosferi içerisine dehşet verici olayların ustalıkla sıkıştırılmasıdır. Örneğin bir sahnede dakikalarca aynı planı hiçbir hareket olmaksızın bize izlettiren Oren Peli hemen ardından, sahnenin devamında küçücük bir kapı hareketiyle nefeslerimizi kesiyor.

Filmin Resmi Web Sitesi
Filmin Fragmanı
Filmin IMDB Sayfası

0 yorum:

Yorum Gönder

Sende düşünceni paylaşmak ister misin?