19 Haziran 2011
Fragman: Harry Potter And The Deathly Hallows Part 2
Bu kez dramatik anlamda daha yoğun bir fragman hazırlamışlar. Maceranın son halkasında bu yoğun dramın yanı sıra aksiyon sahnelerinin bolluğu da dikkat çekiyor.
8 Şubat 2011
Kamera Arkası: Harry Potter And The Deathly Hallows Part 1
Yazının devamında son derece ticari olduğunu düşündüğüm kaygılarla ikiye bölündüğüne inandığım filmin ilk bölümüne dair kamera arkası görüntüleri bekliyor seni. Belli başlı bir kaç isim dışında çoğu oyuncunun aslında ne kadar kötü performans sergiledikleri bu görüntülerde daha da göze çarpıyor.
23 Ocak 2011
2010'da En Çok Okunan Yazılar
Rowling’in fenomen haline gelen roman serisi Harry Potter daha filmleri yapılmadan önce birçok ülkede kendi hayran kitlesini yaratmış, adeta bir çılgınlık haline gelmişti zaten. Öyle ki Rowling’in yarattığı tutarlı dünyanın... (devamı)
Her ne kadar amatör kamera estetiğini kullanan ilk film olmasa da Paranormal Activity çığır açan filmlerden birisi kanımca. Belki de amatör kamera estetiği kullanımının gelişe gelişe geldiği son noktayı... (devamı)
Iron Man 3'ün haklarını Paramount'tan 115 milyon dolara satın alan Walt Disney, filmin vizyon tarihini... (devamı)
David Yates bence serinin başına gelen en iyi ikinci yönetmen. Birincisi 3. Film Prisoner of Azkaban’ı yöneten Alfonso Cuaron’dur kanımca. Ama bu yine de Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1’i iyi bir film yapmıyor... (devamı)
Türk Sineması'nın devleri...
20 Kasım 2010
Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1 (2010)
David Yates bence serinin başına gelen en iyi ikinci yönetmen. Birincisi 3. Film Prisoner of Azkaban’ı yöneten Alfonso Cuaron’dur kanımca. Ama bu yine de Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1’i iyi bir film yapmıyor. Romanı da okumuş biri olarak, filmin kitaptaki ruhtan ve atmosferden tamamen yoksun olduğunu söyleyebilirim.
13 Kasım 2010
Baştan Sona Harry Potter Değerlendirmesi
J.K Rowling’in fenomen haline gelen roman serisi Harry Potter daha filmleri yapılmadan önce birçok ülkede kendi hayran kitlesini yaratmış, adeta bir çılgınlık haline gelmişti zaten. Öyle ki Rowling’in yarattığı tutarlı dünyanın hayranları, romanların yayın tarihlerini öğrenir öğrenmez yayınevlerinin önünde geceden uzun kuyruklar oluşturup, kitabı ilk alan olmak için birbirleriyle yarışıyorlardı. 7 kitap olarak planlanan seri aynen söylendiği gibi tamamlanmış olsa da, günümüzde Rowling’in seriyi tekrar devam ettireceğine dair söylentiler var. Bana kalırsa aynen başta planlandığı gibi kalmalı ve hikaye bizdeki kabak tadı veren tv dizilerine dönmemeli diye düşünüyorum.
Filmler hakkında ise bilirkişiler tarafından çoğu olumsuz olmak üzere birçok eleştiri yapıldı. Zaman zaman romanın hayranları dahi ortaya çıkan sonuçtan memnun kalmadı. Gerçi hayranların genel takıntısı olan kitabın birebir filme aktarılması fikrine ben pek katılmıyorum (sinema ayrı bir sanat ve ayrı bir anlatım biçimine sahiptir. Edebiyatta işe yarayan ve güzel duran yöntemler sinema için geçerli olmayabilir. Dolayısıyla bir eser sinemaya aktarılmak istenirse üzerinde bazı değişiklikler yapılması kaçınılmazdır.) ama eleştirmenlerle çoğu zaman aynı fikirde olduğumu söyleyebilirim.
17 Kasım’da serinin son filminin ilk bölümü vizyona giriyor (Fiilmin neden ikiye bölündüğü ise tam bir tartışma konusu). Yani artık Harry Potter sinema perdesindeki yolculuğunun da sonuna geldi sayılır. Yıllar boyunca hem romanları hem de filmleri takip etmiş biri olarak, bu yazımda Harry Potter’ın sinema yolculuğuna en başından itibaren değinmek istedim. Umarım senin içinde keyifli bir okuma olur.
17 Ekim 2010
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





