Sanırım Léon’dan beri ilk defa bir kiralık katile sempati duydum. Öldürmeyi bu derece sıradanlaştırmış bir karakterin sempatik taraflarını bu kadar ortaya çıkarabilmek büyük bir başarı olsa gerek.
17 Ekim 2010
Wild Target (2010)
Etiketler:
bill nighy,
driving lessons,
emily blunt,
harry potter,
inceleme,
jean reno,
leon,
luc besson,
rupert grint,
wild target
10 Haziran 2010
Bandidas (2006)
Bandidas’ı tanımlarken kullanabileceğim sıfatlardan en güçlüsü ve filmin niteliğine dahil en genel bilgiyi verebilecek olanı “eğlenceli” sanırım. Komedi’nin Meksika soslu halini, iki İspanyol güzeliyle katmerleyip sunarsan ortaya “eğlenceli” sıfatını hak edecek bir yapım çıkmaması imkansız.
Etiketler:
2006,
eğlenceli,
espen sandberg,
inceleme,
joachim roenning,
luc besson,
penélope cruz,
salma hayek,
steve zahn
20 Nisan 2010
Favori Kadrajım: 2
2 numaralı favori kadrajım Luc Besson'ın Angel-a filminden. Siyah-beyaz renk seçiminin özellikle bu kadrajda duygu yoğunluğunu daha da arttırdığını düşünüyorum. Bunun yanı sıra yavaş, neredeyse durağan kamera hareketinin Andre'nin portresine yaklaşması ve finale doğru duygusal yoğunluğun zirve yapması kadrajın güzelliğine güzellik katmış.
18 Nisan 2010
La Femme Nikita (1990)
Luc Besson’ın başyapıtlarından biri olan La Femme Nikita bir eczane soygunu sırasında bir polis memurunu öldüren Nikita’nın unutulmaz hikayesini anlatıyor. Hükümet Nikita’ya verdiği idam cezasını ancak kendileri için çalışıp sistemin bir parçası olursa geri alacağını belirterek onu seçimi olmayan bir yola sürüklüyor ve Nikita hükümet adına çalışan eli silahlı bir tetikçi oluyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



